Kalp kırgınlığı işte nedir bilinmeyen, hiçbir şeye benzetilemeyen, asla güzel şeyler muştulamayan, karanlık, kötü bir büyüdür üstümüzdeki. Nasıl geçer, ne ile mührünü kırmak gerekir pek anlaşılamaz. Ancak senin gönlünün nehrine ulaşan biri sularına kapılırsa şayet, o suların akıntısının sürüklediği bir yer vardır ki işte orası senin mutluluk pınarlarının dolu olduğu muhteşem bir kaynaktır. O zaman görülebilir ki o mührü kıracak taş sadece ve sadece oradadır.
"Bilmem ki ulaşmak ister misin, artık kimselere güvenip de şırıltısını dinletemediğim o nehre.. Bilmem ki kırık kalbimi onarmak için gereken sihri bulmaya girişir misin; atılır mısın bu maceraya? Aslında ne desem ne yapsam haksızım. Ben senin kalbini onarılması güç bir biçimde kırmış, bildiğim en affedilemez laneti tam yüreğinin ortasına göndermişken senden şimdi bozduğun yapbozun parçalarını toparlamanı bekliyorum. Biliyorum yanlış yapıyorum ama insalık duygularımı geri çekemiyorum.
"Bugünlerde okuduğum bir kitap var. İçime işledi bir takın sözleri adeta. İşte orada der ki; -görünenle yetinirsen eğer sadece çirkini bilirsin. Çirkindir ya, gönül çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan güzeli bulursun karşında. Güzeldir ya, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, güzele değil çirkine sevdalanırsın.-
"İşte sana şimdi anlatmak istediğim şey şudur ki görünen sevgili, içime; ta içime bak.. Bakmak yetmez, görmeye niyetlen. Beni korkularımdan ve utançlarımdan arındırıp kollarına kaldır.. Şayet o zaman görürsün ki benim dışım da içim de farklıdır birbirinden. Ancak sen benim içimi dışıma vurabilir, dışımı da içime uydurabilirsin.. Ben sana gönlümle, gönül gözümle bağlıyım a sevdiğim, sihirli parelerinden medet eylediğim..."
26 Temmuz 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder