
Kendi kendine yaşayıp, dünyayı kendi bakış açınla görmek en iyisi belkide. Böylelikle hem başkalarının yapışkan hayatına burnunu sokmak zorunda kalmamış, hem de kollarını iki yana açıp kendi etrafında dönmek suretiyle kim ne derse desin modunun faydalarını ruhunda hissetmiş olursun. Bir gün deneyeceğim şüphesiz bu yöntemi. Belki de bundan sonra bu olur benim benimseyeceğim hayat felsefesi..
Bu düşünüş tarzının da kuralları olacak tabii herşey gibi;
-en başta da dediğim gibi senin bu benmerkezci yaşayış biçimin başkalarının hayatlarıyla uzaktan yakından alakalı olmamalı.
-herşeyden önce pembe bulutları görebilmek, kaçırdığın mutluluk uçurtmasını yakalayabilmek için en sevdiğin tatlı çikolata olmalı!
-çığlıklarını sıkıntıyı yarmak için sıklaştırmalı.
sonra en sevdiğin şarkı da:
"Isobel"- Björk
in a forrest pitch-dark
glowed the tiniest spark
it burst into flame
like me
like me
..
in a tower of steel
nature forges a deal
to raise wonderful hell
like me
like me
my name isobel
married to myself
my love isobel
living by herself
when she does it she means to
moth delivers her message
unexplaind on your collar
crawling in silence
a simple excuse
olmalııı (:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder